|
Kaz Dağı, Güney Marmara Bölümü'nün batısında Biga Yarımadası'nın güneyinde, Edremit Körfezi'nin kuzey kenarındadır.
Kaz Dağı, esas olarak, batıdan Tuzla Çayı ve Kara (Skamandros) Menderes Çayı, kuzeyden Gönen Çayı tarafından çeşitli düzeylerde aşındırılarak şekillenmiş olan Paleozoyik yaşlı eski bir masiftir (kütledir). Kaz Dağı, batıda Dede Dağı, ortada esas Kaz Dağı ve üç tepesi (Kuzeyde Babadağ tepe, ortada Karataş tepe, güneyde Sarıkız tepesi) doğuda Eybek Dağı, kuzey doğuda Gürgen Dağı ve Kocakatran Dağı'ndan oluşan kütlenin adıdır.
Kaz Dağı; Kuzeybatı Anadolu'da, yer almakta olup, Marmara ve Ege bölgelerinin doğal sınırını oluşturmaktadır. Ayrıca bu dağlar; Avrupa-Sibirya, Akdeniz ve İran-Turan flora bölgelerinin de kesişim alanında yer almaktadır. Bu sınır, Çanakkale ile Balıkesir ilinin de sınırını oluşturur. Kaz Dağı, Güney Marmara'nın Uludağ'dan sonra ikinci en yüksek dağıdır.(Karataş tepesi 1774 m.)
Adı Nereden Geliyor? Kaz Dağı'nın eski çağlarda ve mitolojideki adı İda Dağı'dır. Efsaneye göre; İda adını İdaios'tan alır. İda adı, Anadolulu şair Homeros'a göre "Bin pınarlı, çok pınarlı, hayvanı ve bitkisi bol olan yer" demektir.
Yunanlılar döneminde Kazdağı'na İda-İlyeda ve doruğuna da Ayda denilmektedir. Ayda ilâhların ve ilâhelerin kutsal merkezidir.
Sarı Şaman dininden olan şimal Türklerinden Aktav Türkleri buraya gelip yerleşince eski inançlarını Türk-İslâm perdesine bürüyerek Ayda doruğuna Sarı kız ve asıl dağa da Kaz-dağı denir. Kaz kelimesi; bütün Tahtacı dediğimiz Türkmenlerce kutsal sayılan bir hayvandır. Çember veya üçgen içine çapraz iki kazayağı olarak işlenen, ilahi ve uğur getiren bu sembol; her Türkmen'in iş elbisesinden mezarına kadar her yerde kullandığı bir simgedir. İşte bu nedenle de İda Dağı'nın adı Kaz Dağı olmuştur.
|